Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD, Sivas
Amaç: Posttorakotomi ağrısı, yetersiz solunum ve öksürme, atelektazi, hipoksi ve akciğer enfeksiyonlarına yol açması nedeniyle postoperatif morbiditenin nedeni olarak tanımlanmıştır. Etkili analjezi postoperatif erken mobilizasyonu sağlamakta ve morbiditeyi azaltmaktadır. Prospektif klinik çalışmada, üç farklı analjezik ajanının posttorakotomi ağrısındaki etkisini karşılaştırdık. Yöntem: Elektif şartlarda torakotomi planlanan, ASA I-III, 45 hasta dört gruba ayrıldı. İnterkostal sinir blokajında; grup I’de (n=12) %20 prilokain, grup II’de (n=12) %0,5 bupivakain, grup III’te (n=11) %0,75 ropivakain kullanıldı, grup IV (n=10) kontrol grubuydu. Postoperatif ağrının değerlendirilmesinde visüel ağrı skalası VAS (istirahat anında ve öksürürken) ve Prince Henry Ağrı Skalası (PHPS) uyanma odasında, 2., 4., 8., 12., 24., 48. saatlerde kullanıldı. Ortalama arteriyel basınç, kalp hızı, solunum sayısı ve periferik oksijen satürasyonu takip edilerek kaydedildi. Oral alım ve ek analjezik ihtiyacı kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında demografik özellikler, ameliyat tipi ve süresi açısından fark bulunmadı. Gruplar arasında ortalama arteriyel basınç, kalp hızı, solunum sayısı ve periferik oksijen satürasyonu açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. İstirahat anında ve öksürürken alınan VAS değerleri özellikle postoperatif ilk 12 saatte grup III’te daha düşüktü. Gruplar arasında oral alım ve ek analjezik ihtiyacı açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Torakotomiyi takiben ortaya çıkan ağrının etkili bir analjezi ile giderilmesi iyileşmeyi hızlandırarak komplikasyon oranını azaltır. Posttorakotomi ağrısının giderilmesinde interkostal sinir blokajı efektif, güvenilir ve kolay bir metoddur.