Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi, Gaziantep, Türkiye
Amaç: Menopoza girmiş kadınlarda çeşitli faktörlere bağlı olarak osteoporoz görülme sıklığı artmaktadır. Bu nedenle çalışmamız menopoza girmiş kadınların bazı alışkanlıkları ile kemik mineral yoğunluğu arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışma 3 Temmuz - 8 Ağustos 2006 tarihlerinde Gaziantep ilinde bulunan bir hastanede tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini ortopedi polikliniğine başvuran tüm hastalar, örneklemini ise çalışmaya katılmaya istekli, menopoza girmiş, steroid ve kalsitonin gibi ilaçları son 1 yıldan daha uzun süredir kullanmayan 70 hasta oluşturdu. Çalışmaya başlamadan önce kurumdan ve hastalardan bilgilendirilmiş onay alındı. Araştırmanın verileri anket formu kullanılarak toplandı. Kemik mineral yoğunluğu Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına bağlı olarak normal (t>-1.0), osteopenik (t<-1.0 ve >-2.5) ve osteoporoz (t<-2.5) olarak gruplandırıldı. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS programı kullanılarak yüzdelik, ki-kare ve student t test analizleri yapıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalamasının 61.5±10.4 yıl olduğu, %82.4’ünün düzenli güneş ışığı almadığı, %95.7’sinin düzenli spor yapmadığı belirlendi. Hastaların %41.4’ünün haftada 2-3 defa süt tükettiği, %98.6’sının daha önce kalsiyum tedavisi almadığı belirlendi. Hastaların %41.4’ün de osteopeni, %24.3’ünde osteoporoz olduğu ve yaş arttıkça osteopeni-osteoporoz görülme sıklığının arttığı saptandı (p<0.05). Hastaların sosyodemografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzları ile kemik mineral yoğunluğu arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlendi (p>0.05). Sonuç: Hastaların büyük bir bölümünün düzenli spor yapmadığı, yaş arttıkça osteoporoz riskinin arttığı belirlendi. Bu nedenle özellikle menopoza girmiş kadınlara osteoporozun önlenmesi için gerekli konularda eğitim verilmesi önerilebilir.