İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları AD, Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı, Çapa- İstanbul
Nazal Staphylococcus aureus taşıyıcılığı olan sirozlu hastalar S. aureus infeksiyonu açısından risk altında bulunmaktadır. Bu prospektif çalışmanın amacı, nazal taşıyıcılık sıklığını ve farklı nedenlerle aynı klinikte yatan sirozu olan ve olmayan hastalarda bu sıklığı etkileyen faktörleri araştırmaktır. Çalışmaya 1.1.2000- 31.12.2001 arasında Gastroenterohepatoloji servisinde yatan 209 hasta (98 sirozlu, 111 sirozu olmayan) alındı. Hastanede 72 saatten az yatan, taşıyıcılığı etkileyen antibiyotik kullanımı, immünosüpresyonu, infeksiyonu bulunan ve sağlık personeli olanlar çalışmaya alınmadı. Hastaneye kabulden sonraki ilk 24 saat içinde, burun mukozasından eküvyon ile alınan sürüntü örneği, Columbia koyun kanlı agarı besiyerine ekildi ve yatış süresi içinde her hafta tekrarlandı. Ortalama yatış süresi sirozlularda 14±10 gün, diğerlerinde 13±8 gün idi. Hastaneye kabul sırasında nazal taşıyıcılığı olan 37 hasta [21sirozlu (% 21.4), 16 kontrol (% 14.4)], (p>0.21)] tespit edildi. İkisi siroz, toplam 3 hastada (%8.1) etken bakteri metisiline dirençli S.aureus (MRSA) iken, geri kalanlarda metisiline duyarlı S.aureus (MSSA) saptandı. Takipte 22 hastada yeni taşıyıcılık gelişti, MRSA biri sirotik olmak üzere 2 hastada saptandı (p>0.05). Multivaryant analizde, gerek yatışta gerekse izlem sırasında gelişen nazal taşıyıcılık üzerine yaşın, cinsiyetin, önceden hastanede yatmış olmanın ve sirozlu olma ve siroz nedenleri açısından istatistiksel farklılık saptanmadı. Child-Pugh- Turcotte skoru B ve C olanlarda A olanlarda A olanlara göre yeni kazanılan taşıyıcılık oranı daha yüksek idi. Sonuç olarak S. aureus taşıyıcılık oranı, sirozlu hastalarda, sirozu olmayanlara göre daha yüksek değildi. Bununla birlikte sirozlu olsun veya olmasın, ilerlemiş hastalığı olan ve hastanede kalış süresi 2 haftadan uzun olan hastalarda taşıyıcılık oranı belirgin şekilde artmaktadır.