Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, İstanbul
Metisilin dirençli Staphylococcus aureus (MRSA)'un neden olduğu infeksiyonların, tedavisinde birçok sorun vardır. Tedavi alternatiflerinin sınırlı olmasının yanında, infektif endokardit gibi kombinasyon tedavisi gerektiren olgularda, çoğul direnç nedeni ile kombinasyonda kullanılacak antimikrobiyal bulunmasında güçlükler yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı; son yıllarda Türkiye'de kullanıma giren ve değişik çalışmalarda metisiline dirençli S. aureus (MRSA) kökenlerine in vitro etkinliği gösterilmiş fusidik asitle, MRSA infeksiyonlarının tedavisinde ilk seçenek olan vankomisin ve teikoplaninin in vitro kombinasyonlarının etkinliğini araştırmak idi. Çalışmada 20 tane hastane infeksiyonu etkeni olan MRSA kökeni kullanılmıştır. Antimikrobiyallerin minimum inhibitor konsantrasyon değerlerini ve kombinasyonların etkinliğini belirlemek için mikrotitrasyon plaklarında damatahtası (checkerboard) dilüsyon tekniği kullanılmıştır. Kökenlerin tümü vankomisin, teikoplanin ve fusidik aside duyarlı bulunmuştur. Vankomisin+fusidik asit kombinasyonu ile MRSA kökenlerine karşı in vitro sinerjistik veya aditif etkinlik belirlenmemiş olup kökenlerin tümüne (%100) karşı indiferan etkinlik saptanmıştır. Teikoplanin+fusidik asit kombinasyonunda ise, MRSA kökenlerine karşı in vitro sinerjistik veya antagonistik etkinlik belirlememiş; kökenlerin dokuz tanesinde (%45) aditif, 11 tanesinde ise indiferan etkinlik saptanmıştır. Vankomisin+fusidik asit, telkoplanin+fusidik asit kombinasyonlarında in vitro olarak sinerjistik etkinlik belirlenmemiştir. Elde edilen bulgularla, glikopeptit+fusidik asit kombinasyonlarının genellikle antagonistik etki göstermediği belirlenmiştir. Bu bulgularla, ciddi MRSA infeksiyonlarının tedavisinin yönlendirilmesi güç olmakla birlikte, sözkonusu bulguların klinik çalışmalar için bir önveri sağlayabileceği düşünülmüştür.