Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD, ANKARA
Radyolojik tanı yöntemlerinin kullanımının artması sonucunda palpe edilemeyen meme lezyonlarının saptanma sıklığında artış olmuştur. Bu çalışmada, palpe edilemeyen meme lezyonlarında telle işaretleme sonrası yapılan cerrahi eksizyon ve frozen inceleme ile kalıcı kesit inceleme sonuçları ile BI-RADS sınıflaması arasındaki uyumun araştırılması amaçlandı. Mart 2005 ile Ocak 2007 tarihleri arasında memede palpe edilemeyen lezyonu olan 158 kadın hastaya mamografi (MG) veya ultrasonografi (US) eşliğinde tel iğne ile işaretleme yapıldı. Mikrokalsifikasyon içeren lezyonların spesimen grafisi çekilip, örnekler rutin olarak frozen inceleme için patolojiye gönderildi. Tüm hastalara kalıcı kesit inceleme sonucuna göre malignite yönünden tekrar gerekli ameliyatlar yapıldı. Çalışmaya alınan 158 hastanın yaş ortalaması 48,4±10,2 (17–76) olarak tespit edildi. Hastaların 64’ü (%40,5) 50 yaş üzerinde, 94’ü (%59,5) 50 yaş altındaydı. Radyolojik incelemede hastaların 59’u (%37,3) BI-RADS III, 84’ü (%53,2) BI-RADS IV ve 15’i (%9,5) BI-RADS V grubu olarak rapor edildi. Frozen inceleme sonrası 112 hasta benign, 46 hasta malign olarak rapor edildi. Patolojik incelemede ise, 109 hasta benign, 49 hasta malign olarak rapor edildi. BI-RADS skorlamasına göre frozen inceleme ile ameliyata devam kararı özellikle BI-RADS III ve V grubunda güvenle devam karar verilebilir bulunmuştur. Ancak BI-RADS IV grubunda frozen inceleme ile karar vermek için daha geniş sayıda hasta içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.