Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, ISPARTA
Amaç: Bruselloz dünyanın birçok bölgesinde ve özellikle Türkiye'de sık görülen bir zoonozdur. Enfeksiyon sıklıkla enfekte hayvanların pastörize edilmemiş süt ürünleri, atıkları ile veya ürünlerinin tüketilmesi ile insana bulaşır. Hastalık birçok organı etkileyerek çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Bu çalışmanın amacı brusellozlu hastaların klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde 8 yıllık sürede izlenen 75 bruselloz olgusunun klinik ve laboratuvar bulguları retrospektif olarak incelenmiştir. Bruselloz tanısı şu kriterlerden biri ile konulmuştur: Kan, doku veya diğer vücut sıvılarından Brucella spp. üretilmesi, kliniği destekler durumda spesifik antikor titresinde yükseklik saptanması ve/veya 2-3 hafta ara ile serum antikor titresinde en az 4 kat artış olması. Bulgular: Ortalama yaş 48.8±15.51 idi. Olguların 62'si akut, 11'i subakut, 2'si kronik olarak değerlendirildi. Olguların %68'inde taze peynir yeme öyküsü vardı. Başlıca semptomlar ateş, artralji, terleme ve miyalji şeklindeydi. En sık saptanan bulgular ateş, splenomegali ve hepatomegali idi. Hematolojik tutulum (%46.6), hepatit (%33.3), osteoartiküler tutulum (%17.3), endokardit (%5.3) oranlarında görüldü. Bir hastada orşit, 1 hastada pnömoni, 1 hastada böbrek absesi, bir hastada menenjit ve 3 hastada dalak absesi saptandı. Serum tüp aglütinasyon testi olguların %88'inde pozitif bulundu. Sonuç: Bruselloz ülkemizde sık görülen bir hastalıktır. Hastalık birçok organı tutabilmekte ve çeşitli klinik belirtilerle görülebilmektedir. Özellikle endemik bölgelerde, yaygın ve uzun süreli hastalıkların tanısında akla gelmelidir.