GATA Kardiyoloji AD
Türkiye'de atriyal septal defekt tiplerinin dağılımına ait veri çok azdır. Bu çalışmada transözefageal ekokardiyografi ile atriyal septal defekt tanısı konmuş hastalarımızın morfolojik özellikleri karşılaştırılmıştır. Çalışma retrospektif olarak tanımlanmış olup iki ayrı klinikte transözefageal ekokardiyografi ile atriyal septal defekt tanısı konmuş 240 hastayı içermiştir. Tüm hastalara rutin transtorasik ekokardiyografi inceleme sonrası transözefageal ekokardiyografi uygulanmıştır. Transözefageal ekokardiyografi ile atriyal septal defekt varlığı, tipi, eşlik eden kardiyak anormallikler belirlenmiştir. İstatisiksel analizlerde, kategorik değişkenler için ki-kare, sürekli değişkenler için Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. İki grup arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Olgularımızın yaş ortalaması 25±10 (15- 77) yıl olup, kadın/erkek oranı 30/210 idi. Olguların 196'sında (%82) "ostium secundum" tipi, 28'inde (%12) "sinus venosus" tipi, 16'sında (%7) "ostium primum" tipi atriyal septal defekt saptandı. Yaş ve cinsiyet açısından tipler arasında farklılık saptanmazken, pulmoner arter basıncı "ostium primum" tipinde daha fazla idi. Pulmoner venöz dönüş anomalisi "sinus venosus" tipinde daha fazla iken, "ostium primum" tipinde mitral yetersizliği tüm hastalarda vardı. En sık edinsel kalp hastalığı triküspid yetersizliği idi. Sonuç olarak, elde ettiğimiz veriler genç Türk popülasyonuna ışık tutacak niteliktedir.