Diyarbakır Devlet Hastanesi, Nöroloji AD., Diyarbakır
Amaç: Bu çalışmada inme geçirmiş hastalarda üç aylık bir sürenin sonunda inme sonrası demans (İSD) gelişme sıklığının saptanması ve bu tanıyı yordayan olası klinik ve sosyodemografik risk etkenlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmaya Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğine inme ön tanısı ile yatırılan ve yapılan değerlendirmeler sonucunda bu tanısı doğrulanan 147 hastadan, inmeden üç ay sonra tekrar değerlendirmeye gelen 106’sı (66 erkek, 40 kadın) dahil edilmiştir. Tüm hastaların ayrıntılı sistemik ve nörolojik muayeneleri, rutin laboratuar tetkikleri ve beyin görüntüleme incelemeleri yapılmış, klinik görüşme ile saptanan sosyodemografik veriler ve inmeyle ilgili klinik bulgular not edilmiştir. Hastaların işlevsel durumları Barthel İndeksi, klinik durumları NIH inme ölçeği ve bilişsel durumları standardize mini-mental durum testi (SMMT) uygulanarak hem yatış sırasında hem de yatıştan sonraki 3. ayda değerlendirilmiştir. Bulgular: Değerlendirmeye alınan 106 olgunun 32’sine İSD (% 30.2) tanısı konmuştur. Çok değişkenli analizler, ilerlemiş yaşın, atrial fibrilasyon varlığının, beyin görüntüleme incelemelerinde birden fazla lezyon bulunmasının, yatış sırasındaki işlevsel ve bilişsel durumun İSD gelişimini anlamlı biçimde yordadığını göstermiştir. Tartışma: Çalışmamızın sonuçları, İSD’nin inme hastalarında sık görülen bir komplikasyon olduğunu doğrulamıştır. İSD gelişimine neden olacak risk etkenlerini belirleyip erken dönemde tanıyıp tedavi etmek, bu bozukluğun topluma olan yükünü oldukça azaltacak ve hastaların yaşam kalitelerini artıracaktır.