Kahramanlar Verem Savaş Dispanseri Bölge Tüberküloz Lab., İzmir
Bu çalışmanın amacı, edinsel çok ilaca dirençli Mycobacterium tuberculosis suşlarının tedavide kullanılan major ve minör antitüberküloz ilaçlara duyarlılığını saptamaktır. Standart biyokimyasal yöntemlerle M. tuberculosis olarak tanımlanan, rifampin (RF)40 ve izoniazit (INH) 1 /µg/ml'ye dirençli suşlarının streptomisin (STM), etambutol (EB), pirazinamit (PZR), etiyonamit (ETH), kapreomisin (CAP), sikloserin (SKL) ve kanamışın (K)'e karşı proporsiyon yöntemiyle direnç durumu araştırıldı. Suşların 22 (%68.7)'sinde STM4 ve 16 (%50)'sında STM8 µg/ml'ye, 15 (%46.8)'inde EB2 ve EB3 µg/ml'ye, 13 (%40.6)'ünde PZR100 µg/m/'ye, 21 (%65.6)'inde ETH20 ve 18 (%56.2)'inde ETH 40 µg/ml'ye, üçünde (%9.3) K20 ve K30 µg/m/'ye, altısında (% 18.7) SKL30 ve beşinde (% 15.6) SKL 40 µg/ ml'ye, dördünde (% 2.5) CAP20 ve ikisinde (%6.2) CAP40 µg/ml'ye karşı direnç saptandı. Laboratuvarlar arası standardizasyon ve tekrarlanabilirlik sorunu olduğundan çalışma üç kez tekrarlandı, aynı sonuçlar alındı. Sonuçlar ÇİD-TB suşlarının Türkiye için ciddi bir sorun olduğunu göstermektedir. Antitüberküloz tedavide kullanılan majör ilaçlarla birlikte minör ilaçlara da direnç saptanması tüberküloz tedavisindeki sorunları daha da güçleştirmektedir. Bu nedenle, ÇİD-TB tanısı konmuş hastaların izlem ve tedavisi, güvenilir bir laboratuvarda yapılmış duyarlılık sonuçlarının ışığında, konusunda deneyimli uzman bir ekip tarafından düzenlenmelidir.